Zayıflayacağım! diyen beri gelsin

images-5Şimdi sizlere üç şey ve bir karışım söyleyeceğim. Bunları yapıp birazdan tarifini vereceğim karışımı içerseniz dilediğiniz kadar kilo verebilirsiniz demeyi çok isterdim ama uydurdum. Öyle bir karışım olsa kafama dikerdim ama yok. Var diyenlere de inanmayın. Derdiniz kilo vermek olmamalı sağlıklı beslenmek olmalı ben bunu bilir  bunu söylerim fakat birazdan bahsedeceğim şey ikisine de hizmet edecek.

Glisemik İndeks! 

Bizi tatlı yemeye koşturan bir durum vardır. Hani şöyle ifade ederiz : “Ay şekerim düştü!”images-7Şair burada kan şekerinden bahseder. İşte yediklerimiz içtiklerimiz kan şekerimizi düştüğü gibi zıplatıyor mu ne kadar zıplatıyor bunu da bize besinlerin Glisemik İndeks(Gİ) ‘i söyler. Bilim insanları kolay bir analiz yapabilmemiz için bir basit şeker olan Glukoz’un Gİ’sine 100 demişler ve diğer karbonhidrat(CHO)’ları da kan şekerini yükseltme oranlarına göre 0-100 arasında değerlendirmişler.

Düşük Gİ: 0-55
Orta Gİ: 55-70
Yüksek Gİ: 70-100 arasındaki değerlerdedir.

Ne kadar yüksek Glisemik İndeksli yiyecekler tüketirsek kan şekerimiz o kadar yükselir. Kan şekeri çıktığında ne mi olur ? Kanda şekerle birlikte İnsülin de artar.
İnsülin hücrelere der ki: Size şeker geldi alın tepe tepe kullanın artarsa ben onları trigliserid  olarak depolarım. Yani yağ olarak yaaağ.

images-2(soldaki 1kg yağın sağdaki aynı miktardaki kasın görüntüsü )
Yani kanda şeker çok artınca fazlalık yağ olarak depolanır. Hani şu bellerimize bellerimize giden, şöyle göbekte katlanan, kollardan sarkan yağlar. E onları sevmiyorsak vücudumuza “al bunu al, al al al al, bunu da…” demeyeceğiz. Yaniii kan şekerinizi çok yükseltmeyeceğiz. Yaaani Gİ’si fazla yiyecek içecek tüketmeyeceğiz.

Yağ depolamanın yanında şundan bahsetmeden geçemeyeceğim. Fazla İnsülin Karaciğerin fazla Kolesterol yapmasına neden olur. HDL’yi -faydalı kolesterolü- düşürür, kan daha kolay yoğunlaşan bir hale gelir ve pıhtılaşması da kolaylaşır. Yani o hayvan etlerinin görünen yağından korkulduğu kadar şekerden korkulsa çok daha faydalı bir davranış olurdu. Ama size korkmayı öğütlemiyorum baş etmeyi göstereceğim.

Diyetisyenler genelde 3 ana 3 ara öğün beslenmek gerektiğini söyler, “az az, sık sık” der. Ben ha bire bir şey yemenin değil ana öğünlerde sağlam ve sağlıklı, bir sonraki ana öğüne kadarki sürede zaten acıkmayacak şekilde beslenmenin daha faydalı olduğunu düşünüyorum.

Vücut sistemimizin çalışmadığı bir an yok. Yaşıyoruz şükür. Yaşamamız için gerekli olan işleri yapmak için de enerji harcıyoruz. Nefes almak gibi mesela ki en faydalısıdır. Gerekli olan enerjiyi nereden alıyoruz? Vücudumuza aldığımız besinlerden. Enerjiyi aldık. İnsülin geldi dedi ki : İşte size enerjiii alın kullanın hücre kardeşler. Sonra kullandılar kullandılar çünkü hala nefes alıyoruz ve birtakım aktivitelerde bulunuyoruz. Yürümek, çalışmak, kitap okumak gibi mesela ki en faydalısıdır. Eh tamam. Yemeğin üstünden 2-2.5 saat geçti. Harcadık. Glukagon geliyor. O bir şey demiyor direkt karaciğerde zor zamanlar için saklanan şekeri alıyor veriyor hücrelere. 2 saat de o sürüyor. Yemeğin üstünden 4-4.5 saat geçti. Açlıktan ölme zamanı mı? Yooo. Leptin geliyor. Canım Leptin. Hani şu belde, göbekte, kollarda yağlar vardı ya fazla fazla, depo depo. Yakıyor onları, ısınıyoruz. Yemedik yemedik açlıktan ölmedik.
Şimdi sık sık hele de kan şekerimizi çok artıran besinlerle beslendiğimizi düşünelim. Vücudun bug’ı bu sen şeker verirsen hop insülin devreye girer. Tam glukagon işe girişecek olur ama yok. İnsülinin ne dediğini biliyoruz değil mi? O ya da bu şekilde al bu şekeri kullan diyor. Hücreler kullanıyor. E bir daha bir daha bir daha. Hücreler dile geliyor: “E al al nereye kadar !?”diyor. “Hee, hııı, hıhım insülincim sen konuş” diyorlar. Neticede onların da bir kapasitesi var. Takmamaya başlıyor mu bunlar insülini, dediklerini uygulamıyorlar. Direniyorlar. E noldu İnsülin Direnci! İyi oldu mu şimdi, olmadı. Kilo vermeye engel oluşturulduğu gibi Tip2 diyabetin de önü açıldı.

images (8).jpgBu konuda Canan Hoca’nın sözü çın çın çınlıyor kulağımda: Yemekten 2 saat sonra acıkıyorsan yediklerin sana zarar vermiştir dostum! (“Dostum”u ben ekledim.)

Sonuç olarak: Glisemik İndeksi düşük, doyuruculuğu ve tok tutuculuğu yüksek  özellikte bir menü  ile 3 ana öğün yapmalıyız. Bu sayede kan şekerimizi fazla yükseltmemiş, fazla insülin salınımına neden olmamış, yağ depolamamış ve karaciğerimizi yormamış olacağız. 2 saatte  bir yemeye ihtiyaç duymayacak şekilde doymuş ve vücudun depodan yakmasına fırsat vermiş olacağız. Yiyemediklerimize değil yiyebileceklerimize odaklanacağız. Yemek yiyeceğiz hem de dolu dolu şöyle en sağlıklısından, şöyle Gİ’si en düşüklerden.

images-3                                Etlerin, balıkların, yumurtanın, peynirin, yoğurdun, sütün, ayranın Gİ’si = O(SIFIR)

Sebzelerden : Lahana, karnabahar, brokoli, enginar, kereviz, patlıcan, luchagaskabak, kırmızı/yeşil biber, salatalık, marul, domates, kuru soğan = O (SIFIR)

Meyveler: Kiraz, vişne, greyfurt, şeftali, elma, armut, çilek, böğürtlen, karadut, portakal, üzüm = DÜŞÜK Gİ

images-4

Baklagillerden: Kuru fasülye, barbunya, mercimek, kuru
börülce, nohut = ORTA Gİ
Yer fıstığı : O

images-1                                                  Kuruyemişler: Badem, ceviz, kavrulmamış fındık, antep fıstığı = DÜŞÜK Gİ

img_20161129_233337

İçecekler: Su 💓,  çay, kahve, rakı, votka, viski, şarap = O (sıfır)

Tatlı patates hariç patatesin her türlü halinin, pirincin, makarnanın, pişmiş havucun, glikozun ve şurupların (glikoz, patates, pirinç, mısır ) unların (buğday, pirinç, mısır) beyaz ekmeğin ve biranın Glisemik İndeksi ise oldukça yüksek.

Seçin seçin yiyin! Aafiyet bal az ya da sıfır şeker olsuun. Tabi bunları alıp sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturmak için de dikkat edilecek hususlar var. Başka bir yazıda görüşür, konuşuruz.
Başta yaptığım kandırmaca kafama takıldığı için size o üç şeyi ve karışımı söylemeye karar verdim:
1. Sağlıklı beslenme.
2. Düzenli spor yapma.
3. Uyku düzenini gerekli ve yararlı şekilde oturtma.
Hoşgörüden, saygıdan, sevgiden oluşan karışımızı da usulca koynunuza alıp saklayın. Kaç kilo verdirir bilmem ama mutlu yaşatır.
Öpüyorum. Kalın sağlıcakla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir