Kolesterol Suçsuzdur

Kolesterol, kan değerlerine bakıldığında yüksek ya da düşük olması problem yaratacak olan her bir bileşen gibi, vücudun bir bileşenidir. Sahip olmamız kötü değil sahip olmamamız imkansızdır. İnsan vücudu hücrelerin oluşturduğu organlar, organların oluşurduğu sistemler ile meydana gelir ve kolesterol hakkında bilmemiz gereken birkaç bilgi var;

  • Her bir hücremizde mutlak suretle bulunması gereken hücre zarımızın yarısını oluşturan bir parçasıdır.
  • Vücut sıvılarında bulunur.
  • Safra asitleri(yağları sindirir), steroid hormonları(stresle baş etmekle, kanda sodyum-potasyum dengesini sağlamakla görevli steroid hormonları vardır ve bizim en iyi bildiğimiz testesteron, östrojen gibi cinsiyet hormonları steroid hormonlarıdır), D vitamini kolesterol türevleridir.
  • Vücudumuzdaki kolesterolün yaklaşık %25’i beynimizde bulunur. Beynimizdeki her hücre ve yapının ve sinir sistemimizin kendini yapılandırmak için de işlevlerini yerine getirebilmesi için de kolesterole ihtiyacı vardır.
  • Anne karnındaki bebeğin gelişmekte olan beyni ve gözleri için kolesterol gereklidir. 
  • Anne sütünde bol miktarda kolesterol vardır. Yetersiz kolesterol alan bebeklerin beyin ve görme fonksiyonlarında zayıflıklar görülür. 
  • Beyin hücrelerimiz birbirleriyle “sinaps” adı verilen bağlantılar kurarlar. Beyinde ne kadar çok sinaps bağlantısı varsa ve bu bağlantılar ne kadar saklıklı ise kişinin zeka kapasitesi o kadar gelişmiş olur. Sinaps oluşumu neye bağlıdır peki tahmin edebildiniz mi? -Kolesterole. Kolesterol düşürücü hapların yan etkilerinin hafıza kaybı olması bize bir kanıt sunuyor olabilir mi acaba?
  • Güçlü bağışıklık sistemi için kolesterol şarttır. Çünkü bağışıklık hücreleri enfeksiyonlarla savaşmak ve savaştan sonra kendini yenilemek için kolesterole ihtiyaç duyar.  

Kolesterolü kanda lipo-proteinler taşır. Onları şu isimlerle tanıyorsunuz: HDL (High Density Lipoprotein), LDL (Low Density Lipoprotein) 😉 Biliyoruz ki HDL’nin fazla olması iyiyken LDL’nin fazla olması kötü. Çünkü HDL kandaki yağları alıp çözdürürken, LDL yağ parçacıklarını gelir kan damarlarınıza yapıştırır. (böyle canlandırmanızda bir sakınca yok) Beslenme ve kolesterol miktarını dengeleme konusunda şöyle bir yanılgı var. Vücut için bu kadar elzem olan kolesterolü vücudumuz biz besinle almasak bile kendi kendine sentezler. Besinlerle çok alırsak az sentezler. Az alırsak çok sentezler. Sağlıklı bir vücutta en azından işler böyle yürür. İşte işin püf noktası burada. Siz yeterki sağlıklı kaynaklardan, sağlıklı yağ ve kolesterol alın. Yediğiniz fazla şekerin dönüştüğü yağ başka vücudunuza yumurtadan, somondan, tereyağından aldığınız yağ başka. Anlatabildim mi? Siz doğal beslenin, doğal yağların beslenmenizde yeri olsun. Doğal ve sağlıklı yağlar gideceği yeri bilir, bulur, yerleşir, çalışır. Tekrar etmekten yorulmayacağım bilgiyi de ekleyeyim : Şeker ise vücudunuza zarar verir. Hücreye zarar verir. E demin söylemiştim hücreler organları organlar sistemleri sistemler de vücudumuzu oluşturuyor. 

Vücutları yeterli kolesterol üretemeyen kişilerde duygusal istikrarsızlık ve davranış problemleri görüldüğü araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçek.  Ve yine araştırmalar göstermiş ki; Cinayet ve ağır suçlardan hüküm giyenlerde, öfkeli ve saldırgan kişilerde, intihara meyilli olanlarda, agresif sosyal davranışlara sahip ve öz kontrolü düşük (taciz, tecavüz, şiddet başrolleri) kişilerde kandaki kolesterol sürekli düşük çıkıyormuş. Arkadaşlar ben bu sonuçtan sonra canımız ülkemizdeki insan davranışlarını ve canımız ülkemizde bir insanın ne kadar hayvansal kaynaklı gıdalarla beslenebilecek güçte olduğunu hatırlatır kenara çekilirim… Sevgiler. 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir