Alkali Diyet

Kitap uzunca ve güzelce şunu anlatıyor :

“Her bir hücre gün boyunca çalışırken asidik maddeler oluşturur ve vücut bunları temizler. (Nefes almamız, CO2 oluşturmamız ve nefes vererek vücudumuzdan bu zararlı oluşumu atmamız gibi.) Yapması gereken işleri yapıyor, bunun sonucunda vücuda zararlı, ASİDİK, maddeler oluşturuyor ve bunları da temizliyor. Ne ile ? Alkali besinler ile. Dolayısıyla sen alkali beslenirsen hücreni zararlı oluşumlardan korumuş olursun. Hücreler dokuları, dokular organları, organlar da sistemleri oluşturuğuna göre hücrene iyi bakarsan sağlıklı dokuların, organların ve sağlıklı çalışan sisteme sahip bir vücudun olur. ”

Bu beslenme düzeninde hayatımızdan çıkarmamız gereken besinler haliyle metabolize olduğunda vücutta asit oluşturan besinler , hayatımıza eklememiz gereken sağlıklı besinler ise bu asitleri temizleyecek, yani metabolize olduğunda alkali olan besinler oluyor.

Kitapta alkali beslenmenin;

  • Kansere,
  • Osteoporoza,
  • Yüksek kolesterole,
  • Yaşlanmaya
  • Böbrek taşlarına,
  • Yüksek tansiyona,
  • Hipotroidiye,
  • Guta,
  • Artiride … nasıl neden olduğu,
  • Bu hastalıkları önlemeye,
  • Kilo vermeye,
  • Gençleşmeye nasıl destek olacağı biyokimyasal olarak açıklanmış.

Benim burada anlatmam kitabı buraya yazmam demek olur, korsan gibi 🙂 Ayşegül Çoruhlu ( kitabın yazarı ) zaten çok aktif instagramda fakat ben sizinle genel bir bilgi olarak asitleşmeyi körükleyen ve alkalileşmeyi sağlayan besinleri paylaşacağım.

Asitlenmeye Yol Açan Besinler:

  1.  Yanlış yağlar (doymuş yağlar )
  2. Şeker ( her türlü işlenmiş gıda, meyve gibi doğal bir kaynaktan bile gelse fazla şekerli besinler )
    “Laboratuvarda şekerin immün sistemin gücünü azalttığını çok basit ölçümlerle görebiliriz. Biraz basit şeker kullanımından sonra kandaki birinci savunma sistemimiz olan lökosit sayısının azaldığını tespit edebiliriz. Savunma sistemimiz az miktardaki şekerle bile zayıflar. “
  3. Yanlış proteinler
    “Hayvansal proteinlerden oluşan asitler böbrekten atılır. Böbrek fazla hayvansal proteindeki asidi atmak için kandaki tamponları bitirir. Bunlar kalsiyum, magnezyum ve karbonat. = Osteoporoz. Hala tamponlanmamış asit varsa kemikten kalsiyum ve magnezyum çalar. = Kas kaybı.
    Yani neymiş kas yapacağım diye çılgınca protein ağırlıklı beslenmek kas oluşturmak yerine kaybına neden oluyormuş.
  4. Yanlış tuz ( işlenmiş paketlenmiş sofra tuzları )
  5. Yanlış su ( alkali olmayan su )

ve burdan tahmin edileceği üzere Alkali Beslenme İçin Tüketeceğimiz Besinler:

  1. İyi yağlar ( Doymamış yağlar )
    “Hormonların yapıldığı yağlar, eklem esnekliğimizi sağlayan yağlar doymamış yağ yapısındadır. Beynin iyi çalışması içindeki doymamış yağ ile doğru orantılıdır.”
  2. İyi proteinler ( kırmızı et haricindeki bitkilerden, tohumlardan, baklagillerden alacağımız proteinler )
  3. Alkali tuz (Deniz tuzu ya da himalaya tuzu )
  4. Alkali su ( limon suyu, karbonat ya da alkali yapıcı damla ile kolayca elde edilebilir. Suyun alkali olması önemli ve güzel ; ancak vücudun ihtiyaç duyduğu miktarda içmek ve bu suyun alkali olması çok daha önemli ve çok daha güzel )

Beslenme düzenini alkalileştirmek isteyenler için temel bilgi niteliğinde bir yazı olsun istedim. Kırmızı et yediğinde zarar görmemenin püf noktaları ve yararlarından ayrıca bahsetmediğim bir çok mucizevi besin var. Beslenmenin kişiye özgü olması gerektiğini unutmayın olur mu? Safra kesesi olmayan birine sağlıklı olsa dahi iyi protein kaynakları olarak yazılan protein kaynaklarını korkusuzca veremeyiz. Gut olan birine tüm sebzeleri korkusuzca veremeyiz. Bağırsak astarı çok fazla hasar görmüş birinin beslenmesinden bağırsağın yapısına en uygun yapıda olan işlenmemiş doymuş yağları çıkaramayız vs vs vs . Bilginiz olsun ; ama her duyduğunuzu alıp hayatınıza uyarlamaya çabalamadan önce diyetisyeninize danışın. Lütfen 🙂

 

Sağlıcakla.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir